Hemoroid, toplumda oldukça sık görülen ve halk arasında “basur” olarak bilinen bir durumdur. Aslında hepimizde bulunan hemoroidal damar yastıkçıklarının büyümesi, aşağı doğru yer değiştirmesi veya kanaması sonucunda şikayetler ortaya çıkar. Makattan kanama, kaşıntı, dolgunluk hissi ve özellikle dışkılama sırasında ortaya çıkan şişlik en sık görülen belirtilerdir. Ancak makattan gelen her kanamanın hemoroide bağlanmaması gerektiğini de özellikle vurgulamak gerekir.
Peki hemoroid olduğunda mutlaka ameliyat mı gerekir? Hayır. Özellikle erken ve orta evre hemoroidal hastalıkta beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri, dışkılama alışkanlıklarının değiştirilmesi ve uygun hastalarda ilaç tedavileriyle önemli ölçüde rahatlama sağlanabilir. Bunun yanında bant ligasyonu, skleroterapi ve bazı modern minimal invaziv yöntemler de ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında yer alır.
Burada önemli olan, hemoroidin evresini ve hastanın şikayetlerini doğru değerlendirmektir. Her hastaya aynı tedaviyi uygulamak yerine, kişiye özel bir yaklaşım benimsemek en doğru sonuçları verir.
