Apandisit ameliyatından sonra patoloji sonucuna dikkat!

Her Apandisit Masum Değildir: Tümör Riski Göz Ardı Edilmemeli

Apandisit, ani karın ağrısıyla hastaneye başvuran birçok kişide acil ameliyatla tedavi edilen yaygın bir durumdur. Genellikle basit bir iltihaplanma gibi düşünülse de, çıkarılan apendiks dokusu mutlaka patolojik olarak incelenmelidir. Çünkü bu dokuda nadiren de olsa tümör saptanabilir.

Apandisit ameliyatlarında çıkarılan dokularda, %0.3 ila %3 oranında primer apendiks tümörü görülebilir. Bu tümörlerin en sık rastlanan tipi nöroendokrin tümörlerdir (NET). Genellikle 30-40 yaş aralığındaki hastalarda, tesadüfen fark edilirler. Yani hastalar çoğunlukla kanser olduğunu bilmeden apandisit nedeniyle ameliyat edilir.

Nöroendokrin tümörlerin sadece yaklaşık %10’unda karsinoid sendrom (yüz kızarması, ishal, nefes darlığı gibi semptomlarla giden tablo) gelişir. Ancak tümörün davranışı bazı özelliklerine göre değişir. Metastaz yapma yani yayılma riskini etkileyen başlıca faktörler:

•Tümör çapı

•Lenf nodu tutulumu

•Cerrahi sınırların durumu

•Serozaya (barsağın dış yüzeyine) yayılım

Ki-67 indeksi (tümör hücrelerinin çoğalma hızını gösteren belirteç)

Özellikle Ki-67 oranı %2’nin altındaysa, tümör genellikle yavaş ilerler ve iyi huylu kabul edilir. Tümörlerin %70’i 1 cm’den küçüktür. Ancak 2 cm’den büyük tümörlerde yayılma riski artar. Bu durumda ek bir ameliyat olan sağ hemikolektomi (kalın bağırsağın sağ kısmının alınması) önerilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button